Yakup Kadri Karaosmanoğlu Güneş Dil Teorisi hakkında ne söyledi?

Yakup Kadri Karaosmanoğlu Güneş Dil Teorisi hakkında ne söyledi?
*
Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız
yakup kadri karaosmanoglu atatürk, m. kemal yakup kadri karaosmanoglu günes dil teorisi, dil encümeni yakup kadri harf inkilabiYakup Kadri Karaosmanoğlu
***
M. Kemal’in Dil siyaseti hakkında daha evvel bir yazı paylaşmıştık.[1] Burada, 1979-1980 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda müsteşar yardımcılığı görevinde bulunmuş olan Yavuz Bülent Bakiler’in, M. Kemal’in meşhur Çankaya sofrasının müdavimlerinden olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile yaptığı bir sohbete yer vereceğiz. Güneş Dil Teori’siyle alakalı bu sohbetin Yakup Kadri ile yapılmış olması çok mühimdir. Zira o, M. Kemal’in talimatıyla 26 Haziran 1928’de kurulan “Dil Encümeni”nde komisyon üyeliği de yapmıştı. Lafı fazla uzatmadan sizi Yavuz Bülent Bakiler-Yakup Kadri Karaosmanoğlu sohbetiyle baş başa bırakalım:
1966 yılında Ankara’daydım. Hisar Dergisinin yazarları arasındaydım. Derginin sahibi Mehmet Çınarlı, bir gün bana dedi ki:
-Hisar’ın Kasım sayısını Atatürk’e ayıracağız. Senin için Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ndan bir randevu aldım. Yarın evinde seni bekleyecek. Git, kendisiyle Atatürk üzerine güzel bir konuşma hazırla!
Bir gün sonra Yakup Kadri’nin Kavaklıdere’deki evine gittim. Beni yanına oturttu. Ben, ömrümde onun kadar zor konuşan, dakikada ancak 5-10 cümle söyleyebilen bir kimse tanımadım. Ses alma cihazım yoktu. Yalnız, çok kuvvetli bir hafızam vardı. Böyle sohbetlerde, karşımdakini dikkatle dinliyor, sonra oturup bana anlatılanları olduğu gibi yazıyordum. Bir ara sordum:
-Efendim dedim. Atatürk’ün, son dil anlayışı olan Güneş Dil Teorisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
-O dil teorisinin hiçbir ciddi tarafı yoktur. Bizi, bütün dünya milletleri karşısında çıkmazlara sokan bir safsatadan ibarettir, dedi ve bildiklerini uzun uzun anlattı.
Ben hemen cebimden kâğıt kalem çıkararak dinlediklerimi yazmak istedim. Bileğimi tutarak yazmama mani oldu:
-Çok rica ediyorum, bunları sakın yazmayın dedi. Yazarsanız tekzib ederim diye ikazda bulundu.
-Efendim söz! dedim. Katiyyen yazmayacağım!
Hisar’a döndüğüm zaman Mehmet Çınarlı şaşkındı:
-Yahu Yakup Kadri’ye ne sordun ki adamı çok korkuttun? Bana telefon açtı. Yavuz Bülent’in hazırladığı metni görmezsem, imzalamazsam, tekzib ederim, diye tutturdu.
-Güneş Dil Teorisi üzerine bir soru sordum. Yazmaya kalkınca çok korktu. Atatürk’ün ölümü üzerinden 28 yıl geçtiği halde, koskoca Yakup Kadri korkusundan ne yapacağını şaşırdı. Sizi de araması, korkusundandır, dedim.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile Atatürk üzerine sohbetimiz, Hisar dergisinin 1966 yılı kasım sayısında yayımlandı (35. sayı). Kendisine söz verdiğim için Güneş Dil Teorisi hakkında anlattıklarını yazmadım. Aradan 54 yıl geçtiğine göre artık yazabilirim…
Karaosmanoğlu’ndan dinlediklerim aynen şöyle:
“Vedat Nedim Tör, 1935 yılında Basın Yayın Genel Müdürüydü ve arkadaşımdı. Bir gün beni telefonla aradı: ‘Yakup, Avusturya’dan gelen Kıverniç isimli bir uzman, şimdi yanımda. Türkçe üzerine çok farklı iddiaları var. Kendisi, bu çalışmalarını Atatürk’e bizzat anlatmak istiyor. Sen Atatürk’ün sofralarında olan adamsın. Alıp götürsene bu adamı Gâzi’ye!’
Ben de gidip Kıverniç’i gördüm. Türkçe üzerine anlattıkları, beni de çok şaşırttı. Onu alıp Gazi’nin huzuruna çıkardım. Adam Atatürk’e dedi ki: ‘Ekselans! İlk insan, Güneşi gördüğü zaman A diye bir ses çıkardı. Böylece Türkçe’deki ilk sesli harfi telaffuz etti. Güneş battığı zaman A!A!, A!A! demeye başladı. Şimdi hayretimizi A!A! diye ifade etmemiz bundandır. Sonra bu ilk insan, Güneşe AĞĞĞ! demeye başladı. AĞ hem güneş, hem de beyaz demektir. İlk insan, karşısında bir canavar görünce: OOO! dedi. Türkçe’nin ikinci sesli harfi böylece ortaya çıktı. Sonra ilk insan, uzaklık fikrini: UUU! diye anlattı. Merakını gidermek için E?E? diye sordu. İlk insan, yine çeşitli tabiat olayları karşısında Ö, Ü, İ, I gibi seslileri çıkardı. Sonra bu sesliler yanına, birtakım sessizler koyarak ilk heceleri söylemeye başladı. Mesela A yanına T‘yi koydu: AT! AT! AT! dedi. U yanına Ç koyarak UÇ! UÇ! UÇ! dedi.
Ekselans! İlk insanın ilk telaffuz ettiği AĞ hecesi, başka kelimelerin oluşmasında büyük rol oynadı. AĞ, kelimelerde ana köktür. Mesela ilk insan: AĞ+AN+AĞ+AR+AK+AĞ hecelerini arka arkaya sıraladı. AĞANAĞAR/AĞANAĞAKAR dedi. Sonra ilk defa baştaki AĞ hecesini dilinden düşürdü: ANAĞAKARA demeye başladı. Sonra bu kelimeden de bazı heceler ve harfleri düşürerek ANĞARA! ANĞARA! diye haykırdı. ANĞARA da zamanla ANKARA oldu.’
Atatürk, adamın anlattıklarını dinledi ama hiçbir soru sormadı. ‘İlk insanın önce A dediğini, bir canavar gördüğünde OOO! diye bağırdığını AĞANAĞAKARAĞ karışıklığından Ankara ismini çıkardığını nereden biliyorsun? İlk insanla aramızda milyonlarca sene var’ demedi. Adam da Atatürk’ün çok, hoşlandığı cümleyi söyledi:
Ekselansları dedi: ‘İlk insan Türk’tür! İlk lisan Türkçe’dir. Bütün dünya dilleri Türkçe’den doğmuştur!’
Atatürk çok coşkun duygularla Türk milliyetçisiydi. (Dinin yerine milliyetçiliği ikame etmek istiyordu: Kadir Çandarlıoğlu)[2] Hemen etrafındakilere emir verdi: ‘Bütün dünya dillerinin Türkçe’den doğduğuna dair, araştırmalar yapacaksınız, eserler yazacaksınız!’ dedi.”
Falih Rıfkı Atay, ÇANKAYA isimli eserinde, bu Güneş Dil Teorisine inanmadığını yazıyor. Bu teori tam bir safsatadan ibarettir. Ama bazı adamlar Atatürk’ün gözüne girmek için uydurmalara başladılar. Yok biz Ay’a ok atarken okay! okay! demişiz de Batılılar bunu Okey‘e çevirmişler. Yok bizim AVRAT kelimemizi AFRODİT, AKADAM tamlamamızı AKADEMİ şekline sokmuşlar. Biz BARABAR demişiz, Batılılar PARALEL demişler, biz BELLETEN demişiz, onlar bunu BÜLTEN şekline sokmuşlar vs. vs… Prof. Hâzım Nazım ONAT, Arapça’nın Türkçe’den doğduğuna dair 435 sayfalık bir kitap yazınca, Konya’dan milletvekili oldu.
Bu teori, 1935 yılından 1940 yılına kadar DTCF’de (Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi) ders olarak okutuldu. Bu safsatayı, İsmet İnönü, 1940 yılında ortadan kaldırdı. İyi ki kaldırdı. Çünkü ilim dünyasında büyük çıkmazlardaydık.[3]
**********
.
KAYNAKLAR:
.
[1] Tafsilat için bakınız;
http://belgelerlegercektarih.com/2012/08/30/ataturkun-gunes-dil-teorisi-kalp-krizi-gecirenler-olursa-sorumluluk-kabul-etmiyorum/
[2] M. Kemal’in bu mevzuyla alakalı sözleri için bakınız;
http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/26/m-kemal-ataturk-inkilabi-milleti-din%C2%B4-yerine-turk-milliyetciligi%C2%B4-etrafinda-toplamak-seklinde-tanimliyor-soylevden/
[3] Yavuz Bülent Bakiler, Tabuları Yıkmak, Yakın Plan Yayınları, Istanbul 2011, sayfa 71-74.
.
**********
.
Kadir Çandarlıoğlu
.
**********
.
Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:
www.belgelerlegercektarih.com
*

Kadir Çandarlıoğlu kimdir ?

Kadir Çandarlıoğlu kimdir ?
*
Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız
Kadir Candarlioglu, Kadir Çandarlıoğlu kimdir, Dördüncü Murad, Sultan Murad, Padisah Murad
***
Takipçilerimden aldığım sayısız maillerde kendimle ilgili bilgi vermem isteniyor. Her ne kadar sizi tatmin etmeyeceğini bilsem de kısaca bir şeyler yazmayı gerekli görüyorum; Bendeniz, tarihini ve dinini araştırmaya ve incelemeye çalışan bir Müslümanım. Adil bir dünyanın ancak Allahu Teala’nın Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz vasıtasıyla gönderdiği Islâm dini ile mümkün olabileceğini bilen ve bu doğrultuda insanları şuurlandırmak ve de Allah’ın rızasını kazanmak gayesiyle imkanlarım nispetinde, elimden geldiğince -Allahu Teala kabul ederse- cihad eden birisiyim.
Sitemizde yer alan konular, Facebook’ta “Muhteşem 15 yıl”, “Şeriat-ı Muhammediye”, “Anti CHP Arşivi” ve “Tarih ve Din Araştırmaları Merkezi” isimli sayfalarımda (bazı sayfalarım kapanmıştır) paylaştığım ve sonradan “Belgelerle Gerçek Tarih” adıyla internet ortamında okunabilmesi için e-kitap şeklinde yüklediğim kitaptaki konulardan ibarettir. Birçok konuyu ilaveler yapmak ve bazı hataları düzeltmek suretiyle güncelledim. Güncelleme işlemi hala devam etmektedir.
Facebook’ta faaliyette bulunduğum müddet zarfında yaptığım paylaşımlara tepki gösteren, hatta ağza alınmayacak küfürler eden yüzlerce kemaliste rastladım. Bazılarının evvela Müslümanmış gibi yorum yaptığına ancak daha sonra Müslüman olmadığını itiraf ettiğine hayretle şahit oldum. Bunlar genelde dinsiz veya sabetayisttir, yani aslen yahudi olduğu halde Müslüman gibi görünenlerdir… Zaten laikliğin en hararetli savunuculuğunu bu kesim yapmaktadır… Bilgisiz Müslümanları Islâm hukukuna düşman edenler işte bunlardır.
Özellikle “Atatürk olmasaydı” diye başlayan cümleler kurmakla marufturlar. Ne hazindir ki, bu arkadaşların çoğu üniversite talebeleridir… Türkiye’nin geri kalış sebebini şimdi daha iyi anlıyoruz, değil mi? Ingiltere kralının M. Kemal’in elini öptüğüne inanan birisinden memlekete ne hayr gelir? Veya, “kullandığın parada Atatürk’ün resmi var” diyen bir üniversiteli gencin millete ne faydası dokunabilir? Yani parada resmi olan birisi, Allahu Teala’nın emirlerine karşı gelmeye ve milleti de buna zorlamaya hak mı kazanmış oluyor? Bir insanın “iyi” olup olmamasının “ölçüsü” paradaki resmi midir? O halde bu söze muhatap olanın; “Iyi ya, ATA’nı bozdurup bozdurup harcıyorum” demesi galip geldiğini mi gösterir?
Neyse sözü fazla uzatmayalım. Hakkımızda verdiğimiz kısacık malumat vesilesiyle buradan bir duyuru yapma ihtiyacı hissediyorum.
Maalesef üzülerek görüyoruz ki, bazı kimseler, bizden yaptıkları alıntılarda sitemizi kaynak göstermiyor. Anlaşılmaz bir şekilde, yayınladığımız fotoğraflardan sitemizin ismi siliniyor ve başka sitelerde paylaşılıyor. Buna kesinlikle rızamız yoktur. Bunu iyi niyetle bağdaştırmamız mümkün değil. Sitemizi kaynak göstermeden alıntı yapanların rızamıza uygun hareket etmediğini bütün okuyucularımızın bilmesini isteriz.
Ayrıca son zamanlarda bizim adımıza siteler açıldığını ve bu sitelerde bazen davamıza zarar veren paylaşımlar yapıldığını esefle görüyoruz. Bazı haber siteleri de yazılarımızı bizimle alakasız bu tür siteleri kaynak göstererek yayınlıyor.
Şunu bilmenizi isteriz ki, “www.belgelerlegercektarih.com” sitesinden başka hiçbir siteyle bağımız yoktur.
***
Facebook ve Twitter hesaplarımızda yaptıkları birbirinden değerli paylaşımlarla bize destek olan Hıdır, Bünyamin, Serdar, Serhat, Murad, Reyhan, Zeki, Dursun ve Abdurrahman kardeşlerimi burada takdirle anmayı vicdani bir borç bilirim.
Facebook hesabımız; https://www.facebook.com/TarihVeDinArastirmalariKurumu
Twitter hesabımız; https://twitter.com/Tarih_ve_Din
***
Kadir Çandarlıoğlu
Belgelerle Gerçek Tarih | Gerçek Tarih’in Müstesna Adresi
.

Atatürk ve Muasır Medeniyet

Atatürk ve Muasır Medeniyet
*
Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız
atatürk kimono atatürk sapka kanunu atatürk inkilaplari atatürk sapka, atatürk devrimleri kemal sapka kemal inkilaplar kemal japon atatürk japonBöyle de olabilirdi…
***
Eğer 19. ve 20. yüzyılda Japonya Muasır Medeniyetin adresi olsaydı, M. Kemal’in 24 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu’da yaptığı şu konuşma:
“Uygar ve milletlerarası kıyafet, bizim için, çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz. Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kravat, yakalık, ceket ve tabiatıyla bunları tamamlamak üzere başta siper-i şemsli serpuş. Bu serpuşun adına şapka denir. Redingot gibi, bonjur gibi, smokin gibi, frak gibi, işte şapkamız! Isterseniz bildireyim ki, bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca varmak için, gerekirse bazı kurbanlar da verelim!” (Kaynak: K. Z. Gençosman, Atatürk Ansiklopedisi, Istanbul 1981, X, 67.)
Muhtemelen şöyle olacaktı:
“Uygar ve milletlerarası kıyafet, bizim için, çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz. Ayakta “Geta” veya “Zori”, çorap olarak “Gohonyubi”, belde “Obi”, üzerimizde “Happi” ve tabiatıyla bunları tamamlamak üzere “Kimono” giyecegiz! Bu kıyafetin adına “Kimono” denir. Isterseniz bildireyim ki, bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca varmak için, gerekirse bazı kurbanlar da verelim!”
***
Bugün Cumhurbaşkanı veya Başbakan böyle bir konuşma yapsa, kim bilir şapka inkılabını savunanlar ne derler… Ben biliyorum; “Diktatör” derler.
Umarım ileride Çin Halk Cumhuriyeti Muasır Medeniyetin adresi gösterilmez de, başımıza bir inkılapçı daha musallat olup keyfi öyle istedi diye Çin Alfabesi’ni kanun zoruyla dayatmaz.
***
Yazıda geçen Japonca kelimelerin Türkçe karşılıkları:
Geta ve Zori : Japon sandaletleri.
Gohonyubi : Japon “beş pramak” çorabı.
Obi : Kuşak
Happi : Japonların kısa kollu ceketi.
Kimono : Japonların meşhur geleneksel kıyafeti.
***
Şapkayla ilgili bazı konularımız:
http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/10/20/m-kemal-ataturk-sapka-ile-sabetay-sevinin-intikamini-mi-aldi/
***
http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/10/28/sarigini-cikarmadi-istiklal-mahkemesine-sevk-edildi/
***
http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/30/m-kemal-ataturkun-sapka-zulmu-ve-istiklal-mahkemesinde-asilan-alimler-hocalar/
***
http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/28/neden-musluman-milletin-basina-sapka-gecirmek-istediler/
***
http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/05/sapka-takmanin-kafir-edecegine-dair-iskilipli-atif-hoca/
***
http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/05/seyhulislamin-sapka-fetvasi/
***
http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/07/06/ataturk-inkilaplarinin-amaclari/
***
Şapka konusunun neden çok önemli olduğunu merak edenler şu yazıya bakabilirler:
http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2013/05/09/seriat-hukumleri-ve-hikmetleri-ortunmek-kilik-kiyafet/

**********

Kadir Çandarlıoğlu

**********

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:
http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com
*
*

Belgelerle Gerçek Tarih on Twitter

Belgelerle Gerçek Tarih on Twitter
https://twitter.com/Tarih_ve_Din
.

Başörtüsü Bilime Engelmiş.!

Başörtüsü Bilime Engelmiş.!
*
Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Felix Baumgartner 39 bin metreden böyle atladı (14 Ekim 2012)
***
Avusturya’da şapka kanunu ve okullarında başörtü yasağı olmamasına rağmen Avusturyalı sporcu Felix Baumgartner stratosfer tabakasına helyum balonla çıktı ve 39 bin metreden kendini boşluğa bıraktı. Felix Baumgartner, dünyanın merakla beklediği atlayışı başarıyla gerçekleştirdi.
Hayret !!
Kemalistlerin kirterlerine göre bunun mümkün olmaması lazımdı. Başörtünün yasaklanmadığı bir ülkenin vatandaşı nasıl olurda böyle bir başarı elde edebilir?
Felix Baumgartner 39 bin metreden atlarken, bizim laik, demokrat, çağdaş, ilimci, bilimci, ilerlemeci, akılcı, pozitivist, medeni, şapkalı kemalistlerimiz ekran başında izlemekle yetindi.
Allahu Teala rahmet eylesin, Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi:
“Başörtüsü bilime engelmiş, heyhat ! Siz uzaya mekik gönderdiniz de başörtüsüne mi takıldı?!”

**********

Kadir Çandarlıoğlu

**********

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:
http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez
*
Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:
http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com
*

Başörtüsü ve çevre baskısı (Karikatür)

Başörtüsü ve çevre baskısı (Karikatür)

Karikatürde bir muhabirin Eskimolu’ya -ki dondurucu soğuklardan ötürü başını örtmüş- sorduğu sual:
“Başınızı çevre baskısıyla mı örttünüz?”
Kemalistlerin bu saçma sapan düşünceleri taa Eskimoluların kulağına gitmiş olacak ki, bu suale muhatap olan eskimolu, muhabire bakarak “Galiba Türk” diye düşünmektedir.

**********

`K. Çandarlıoğlu´

**********

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:
http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez
*
Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:
http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com
*
*

M. Kemal Atatürk; “Köylü Milletin Efendisidir” derken “Kadıköylü’leri kastetti galiba

M. Kemal Atatürk; “Köylü Milletin Efendisidir” derken “Kadıköylü’leri kastetti galiba
*
Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

“Bu Millet CHP’yi neden sevmez” diye merak edenlere cevap niteliği taşıyan bir fotoğraf.

NOT: Fotoğrafı bana gönderen “Ömer Faruk” kardeşimize teşekkür ederim.

**********

`K. Çandarlıoğlu´

**********

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:
http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez
*
Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:
http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com
*
*

Halimizi Özetleyen Bir Karikatür

Halimizi Özetleyen Bir Karikatür
*
Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız


– Evet sayın turistler!.. Bu gördüğünüz de biz Müslümanların kutsal kitabı Kuran’ı Kerim!..Bir zamanlar içindeki emir ve yasaklara göre yaşarmışız!..

NOT: Bir zamanlar bu memlekette Kur’an ve Sünnet kanunları ile yönetiliyorduk…

**********

`K. Çandarlıoğlu´

**********

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:
http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez
*
Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:
http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com
*
*

M. Kemal Atatürk’ün inkılâblarından biri olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ilgili bir karikatür

M. Kemal Atatürk’ün inkılâblarından biri olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ilgili bir karikatür
*
Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

***
Kız ve erkek mekteplerinin tevhidinden (birleştirilmesinden) sonra:
Öğretmen: Söyle bakalım evlad, abdesti bozan şeyler nedir?
Talebe: Tevhid-i Tedrisat hoca efendi!!

**********


KAYNAK: Akbaba Dergisi 3 Temmuz 1924, sayı 165, sayfa 2.

**********

`K. Çandarlıoğlu´

**********

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:
http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez
*
Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:
http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com
*
*

Beyni yıkanmış kemalist yobazların 3. Köprü muhabbeti

Beyni yıkanmış kemalist yobazların 3. Köprü muhabbeti
*
Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

“3. Köprünün Adı Mustafa Kemal Atatürk Köprüsü Olsun diyenler” etkinliğinde beyni yıkanmış yobaz bir kemalistin yorumu:
+ Yobaz Kemalist:
Kesinlikle olmasın. Çünkü, Atatürk’ün üzerinden geçecek, isminin üstünden geçecek adamın alnını karışlarım!
***
– Daha Az Yobaz Bir Kemalist:
Sen ne diyon lan salak, okul olunca Atatürk’ün içine mi girmiş olunuyor. Saçmalama üçüncü köprü olacaksa Mustafa Kemal Atatürk Köprüsü olmalı…
***
Rabbim bunlara akıl fikir versin…

**********

`K. Çandarlıoğlu´

**********

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:
http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez
*
Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:
http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com
*
*